Projeler Sayfayı Yazdır Küçük Font Büyük Font

Yukarıköy Sokak Sağlıklaştırması Yapım İşi

Yukarıköy Sokak Sağlıklaştırması Yapım İşi

  

 

NARLIDERE-NARLI MAHALLESİ KENTSEL SİT ALANI SOKAKLARI SAĞLIKLAŞTIRMA VE KENTSEL TASARIM PROJESİ

 

GENEL BİLGİLER

 

  1. Çalışma Alanının Tanımı, Coğrafi Konumu ve Özellikleri

 

Narlı mahallesi, İzmir’in batısında yer alan, Balçova ile Güzelbahçe ilçeleri ile sınır komşusu olan Narlıdere ilçesinin mahallesidir. Çalışma alanı Narlı mahallesi içerisinde batısında 1.İnönü caddesi, güneyinde Gülbahar sokak, doğusunda Kazançoğlu sokak, kuzeyinde Çelebi Sokak ile sınırlı alandır. Alanın yaklaşık olarak yüzölçümü 10.646 m2’dir.

Çalışma alanı Narlıdere yerleşiminin geleneksel yerleşim dokusunu günümüze kadar koruyabilen tek bölgesidir. Alan, İzmir 1 numaralı Kültür ve Tabiat Varlıklarını Koruma Kurulu’nun 04.06.1992 gün ve 3750 sayılı kurul kararı ile kentsel sit alanı olarak belirlenmiştir. Kentsel sit alanı içerisinde tescilli 11 adet konut yapısı ve 3 adet anıt ağaç  bulunmaktadır. Konutlardan üçü 2. grup, sekizi 3. grup yapı statüsünde tescillidir. 

 

İzmir İli Konak İlçesi, Narlıdere Mahallesinde 2863 ve 3386 sayılı yasalar uyarınca tescil edilen korunması gerekli yapıların listesi

 

Sıra no

Ada

Parsel

Sokak

Kapı no.

Kullanım

2.Grup Yapılar

1

39

66

İnönü Cad.

49

Konut

2

39

38

Pir Çıkmazı

7

Konut-

Narlıdere Kültür Evi

3

39

83

Gör Çıkmazı

6

Konut

3.Grup

Yapılar

4

39

34

Aşık Veysel

26

Konut

5

39

31

Aşık Veysel

20

Konut

6

39

21

İnönü Cad.

71

Konut

7

39

22

Dede Çıkmazı

6

Konut

8

39

25

Dede Çıkmazı

8

Konut

9

40

1

Aşık Veysel

18

Konut

10

40

3

Dede Çıkmazı

3

Konut

11

40

4

Dede Çıkmazı

1

Konut

 

 

Bölge, çok katlı konut yapılaşmasının içerisinde kalmıştır. Alanın kuzey, güney ve doğu yönünde 9 kat h: 24.80 G3 nizama gore inşa edilmiş yapılar bulunmaktadır. Batı yönünün ön bölümünde A4 nizama gore yapılaşma mevcuttur, arka bölümde çok katlı yoğun yapılaşma vardır. Alan içerisinde ise sadece bir adet üç katlı yapı vardır. Diğer tüm yapılar tek ya da iki katlıdır. Alandaki yapıların %95’i konut olarak kullanılmaktadır. Alanda konut haricinde, kahvehaneler, dükkan, dernek yapısı ve günümüzde Narlıdere Kültür Evi olarak kullanımda olan cemevi yer alır. Aşık Veysel Sokağın kuzey başlangıcında yer alan meydan, alandaki ticari kullanımların toplandığı, bölgedeki en geniş kamusal alandır.

 

 

Alandaki geleneksel konutların tamamı tek ve 2 katlıdır. Alanda, Rum konut mimarisinin özelliklerine sahip 6 adet yapı mevcuttur. Konutların bir bölümünde kısmi ya da tam bodrum katı vardır. Geleneksel konutların tamamı ahşap taşıyıcı sisteme sahip beşik ya da kırma çatıdır. Geleneksel konutların avlularında zaman içerisinde yapı ekleri (wc, mutfak, depo vb.) ve konutlar inşa edilmiştir. Birkaç örnek dışında geleneksel konutların özgün durumunda, yarı açık alanı (teras, sofa vb.) bulunmamaktadır. Ancak, yapıların büyük bir bölümünde günümüz malzemeleri kullanılarak teras, sundurma vb. inşa edilmiştir. Alanda 3 adet yaklaşık tamamı yıkık durumda; 1 adet büyük oranda yıkık konut bulunmaktadır.  

 

  1. Sokak Dokusu ve Mimari Doku:

 

Alanın sokak dokusunu, alanı çevreleyen sokaklar ile alan içerisinde yer alan Aşık Veysel Sokak, Cinali Sokak, Dede Sokak, Pir Sokak ve Gör Çıkmazı oluşturur. Alandaki sokak genişliği 1.50m - 5.00m arasında değişmektedir. Sokakların kesişim noktaları, doku içerisindeki temel boşluklardır. Konutların hemen hemen tamamının küçük de olsa, etrafı yapılar ve duvarlar ile çevrili avlusu vardır. Bu nedenle, sokakların sınırını büyük oranda avlu duvarları ve yapılar oluşturur. Duvarların büyük bir bölümü moloz taş örgüdür. Sokak cephelerinde, blok tuğla ve briket örgü avlu duvarlarını da görmek mümkündür. Avlu duvarlarının tamamı kireç badanalıdır. Taş avlu duvarlarının yüksekliği 1.00 m ile 2.00 m arasında değişir.   

 

 

 

 

 

 

     

Alanın karmaşık bir mimari dokusu vardır. Alan içerisinde Rum mimarisinin, geleneksel Türk mimarisinin ve günümüz mimarisinin farklı örneklerini görebilmek mümkündür. Yapıların büyük bölümü zaman içerisinde değişim geçirmiştir. Bu değişim, yapıların mekan organizasyonlarında görüldüğü gibi yapısal özelliklerinde çoğunlukla rahatlıkla algılanabilir biçimdedir. Alandaki yapılarda mekansal organizasyon bağlamında en yoğun görülen   değişiklik mevcut yapıya yeni kapalı alanlar eklenerek yapı kapı alanını artırmaya yöneliktir. Bunun yanısıra, özellikle geleneksel yapıların tamamına yakınının avlusunda farklı büyüklüklerde ek yapı bölümleri (wc, mutfak, depo vb.) inşa edilmiştir. Özellikle geleneksel yapılarda bu tür yapılaşma ıslak mekan ihtiyacının mevcut konut kapalı alanı içerisinde bulunmamasından dolayı, bir gereklilik sonucu oluşur. Söz konusu yapılaşma biçiminin sonucu olarak alan çok parçalı bir yapıdadır. Yapısal olarak incelendiğinde ise, zaman içerisinde yapı elemanlarında görülen malzeme kayıpların ve bozulmaların giderilmesi için farklı malzemelerin kullanılarak, yapıların farklı bölümlerinde (duvar, çatı, döşeme vb.) kısmi bütünlemelere, ve değişimlere gidildiği örneklerin sayısı oldukça fazladır. Bu durum yapı elemanlarının (pencere, kapı, saçak, baca, sundurma vb.)  kullanımında da açıkça görülür.     

 

  1. Sosyal ve Demografik Yapı

 

Narlıdere-Narlı mahallesinin çalışma alanı içerisinde kalan bölümünün günümüz nüfusu yaklaşık 120’dir. Nüfusun yaklaşık %55’i kadın, %45’i erkek nüfus oluşturur. Geniş aile sayısı çok azdır. Hanelerin büyük bölümünde 1-2 yaşamaktadır. Nüfusun büyük çoğunluğunu yaşlı nüfus oluşturur, 40 yaş altı nüfus oldukça azdır. Genç nüfus özellikle yakın çevreye göç etmektedir. İlköğretim okuluna giden öğrenci sayısı yaklaşık 5’dir. Üniversiteye giden öğrenci yoktur. Narlı mahallesinde, yerli halkın büyük bir bölümü halen yaşamını sürdürmektedir. Nüfusun %90’ını yerli halk oluşturmaktadır.

 

Narlıdere nüfusunun çoğunluğunu, Orta Asya’dan göç eden Tahtacı Alevi Türkleri oluşturur. Bağ ve bahçelerin imara açılması ile dağılan yerli halkın bir bölümü günümüzde yaşamını bu bölgede sürdürmektedir. Özellikle de çalışma alanındaki nüfusun büyük bir bölümünü oluştururlar.     

 

Nüfusun geleneksel geçim kaynakları tarımsal üretime dayalıdır. Günümüzde ise geleneksel geçim kaynaklarının kullanımı tamamen yok olmuştur. Nüfusun tamamına yakını geçimini maaş ile özellikle de emeklilik maaşı ile sağlar.

 

 

 

3. Narlı Mahallesinin Tarihçesi

 

Narlıdere'nin ilk yerleşimi ile ilgili bilgiler İzmir tarihi ile ilgili bilgilere dayanır. Bölgenin Hitit yazıtlarına göre MÖ 2000'lerde Luvilerin egemenliği altında olduğu bilinmektedir. Bölge daha sonra sırasıyla Lidyalılar, Persler, Büyük İskender'in MÖ 332'de Batı Anadolu'yu ele geçirmesiyle kısa bir dönem Makedonya Krallığının, Bergama Krallığının ve M.Ö.133 - M.S.395 arası Romalıların egemenliğinde  kalmıştır. Romalılar tarafından Luvi dilinde “Su geçidi, boğaz” anlamına gelen “Akhilleon” adıyla anılan bölge Roma İmparatorluğu'nun parçalanmasıyla Bizans egemenliğine geçmiştir.

 

M.S. 440 yılında Hun, 665 yılında ise Arap akınları, İzmir'in Türk ve Müslümanlar ile tanışmasını sağlamıştır. 1071 Malazgirt savaşından sonra, Türk Boylarının Batı Anadolu'ya ulaşmasıyla, bölgenin 1081 yılında Selçuklu Beylerinden Çaka Bey tarafından ele geçirildiği ve bölgede bir beylik kurulduğu  bilinmektedir. Selçuklu İmparatorluğu, Bizans İmparatorluğu, Cenevizliler ve Rodos Şövalyeleri arasında el değiştiren bölge, Selçuklu İmparatorluğunun  yıkılmasıyla Aydınoğuları Beyliğinin egemenliğine girmiş ve 1425 yılında Sultan II. Murat tarafından Osmanlı topraklarına katılmıştır.

1472 yılında Venedik saldırısıyla oldukça zarar gören bölge, 1666 yılında şimdiki Yenikale bölgesinde Köprülü Mehmet Paşa tarafından yaptırılan  kaleden dolayı Osmanlı  döneminde Sancakkale adıyla anılmıştır. Günümüzde Narlı mahallesi olarak tanımlanan Yukarıköy’ün kenarından geçen Ali Onbaşı Deresi etrafında bulunan nar ağaçlarından dolayı bölgeye Narlıdere ismi verildiği söylenir. İlçenin tapu kayıtlarında ismi Tozluyurt olarak da geçmektedir.   

 

Birinci Dünya Savaşı sırasında Sancakkale İngilizler tarafından iki kez top ateşine tutulmuş ve ilk saldırıda ölen subay ve erlerimiz Narlıdere Şehitliği'ne gömülmüştür. 15 Mayıs 1919 ile 9 Eylül 1922 yılları arasında Yunan işgaline uğrayan bölge, 12 Eylül 1922'de Albay Çolak İbrahim ile Yüzbaşı Kemal Bey tarafından düşman kuvvetlerinden kurtarılarak Türk topraklarına katılmıştır. 

 

Narlıdere ile ilgili bilinen ilk belgeler 13 ve 27 Kasım 1886 ile 27 Şubat 1887 tarihli resmi belgelerdir. Bu belgelerde yerleşke ismi olarak Narlıdere’nin kullanıldığı görülür. Narlıdere’nin ilk yerleşik halkı, Narlı mahallesi sınırları içerisinde kalan Yukarıköy’e yerleşen Tahtacılardır. Yaklaşık olarak 150 yıl once Horasan’dan gelen 4 hanelik sülalenin -Araplar Sülalesi, Abdallar Sülalesi, Yanyatırlar Sülalesi, Melemenliler Sülalesi- Narlıdere’yi kurdukları söylenir. Yukarıköy dışında bugünkü Narlıdere’yi Aşağıköy, Ortaköy ve Yeniköy oluşturur. Aşağıköy’ü Bayatların, Ortaköy ve Yeniköy’ü Rumların kurduğu kabul edilir.    

 

Bugün halen bölgede yerleşik olan Tahtacılar, Bayatlar, Yörükler ve Balkan göçmenleri Narlıdere’nin temel sosyal yapısını oluşturur. Özellikle Balkan göçmenlerinin Narlıdere’nin ekonomik ve sosyal gelişiminde önemli katkıları olmuştur. Bağcılıktan narenciyeye ve seracılığa dönüşen tarımsal üretimin gelişmesini sağlamışlar, bölgeyi İzmir’in tarım bölgesi haline getirmişlerdir.  

 

1950’li yıllardan itibaren ise gerek göçler ve hızlı kentleşme ile birlikte günümüzde söz konusu sosyal profilin değiştiği görülse de özellikle, çalışma alanı içerisinde yerel halkın yaşamlarını sürdürdüğü görülür.    

 

Narlıdere Belediyesi Sosyal Medya Hesapları